kobané üzerine aykırı sorular ya da sen çorbadansın

baştan itiraf edeyim: başlık bilerek bu kadar şık ve aynı derecede manasız seçildi. zamane ikliminin etkisinden ve bu etkiden doğan tepkiden midir bilemiyorum. yoksa bir savaşın kendisinden daha fazla ne aykırı olabilir ki?

ikinci itiraf da şu: bu standart olmadığını iddia eden standart bir kobané yazısı olacak. önce neden standart olmadığını anlatmaya çalışayım. standart bir kobané yazısını maddelere ayıralım.

1. herhangi bir şekilde taraf olmamayı seçen birisi olarak, kısa bir kaynak taraması ile ışid'den, ona direnen ypg'den, uluslararası kooalisyandan ve mevcut dengeden bahsedip, tarafların isteklerini özetleyip, "bakalım gelişmeler neyi gösterecek?" minvalindeki bir soruyla yazımı tamamlardım. böylelikle, ilerleyen gelişmelere göre, çubuğu kimden yana bükeceğime dair kendime bir alan açmış olur ve hatta önceki yazılarıma da referans verip, "biz demiştik" övünüsünü sürekli güncel tutabilirdim.

2. yukarıdakine benzer bir özet yapıp, uluslarası kamuoyunun da desteğini bildiğimden kaynaklı, "ışid barbarlığına" karşı savaşmanın ve direnmenin haklılığını ve önemini vurgular, makûl sınırlar içinde kaldığımın sinyallerini de içeren bir barış güzellemesi içinde, türkiye'deki "yakıp yıkma" eylemlerine katılmadığımı söyleyip; cümlenin hemen sonuna bir "ancak" ekleyip, direnişçilerin yanında olunması gerektiğini belirtip bir "barış yanlısı, demokrat" olarak koordinatlarımı tayin edebilirdim.

3. iflah olmaz bir hükümet yanlısı ya da her devrin insanı olarak, yine demokratik ve barışçı koordinatların içinde kalarak, ülkeminizin kobane'ye ve mazlum suriye halkına kapı açtığını belirtir, istatistiklere başvurur, "biz" kategorisi altında kalarak, ülkeminizin stratejik konumundan, düşmanlarından, 12 yıllık iktidar başarısından da bahsedip, "aynı gemi" metaforu etrafında dolanıp, yerinde bir kobané yazısına imza atmış olabilirdim.

4. bir milliyetçi olarak, "bebek katilleri" dinamiğini canlı tutup, türkmenler'in de benzer bir barbarlığa maruz kaldığını söyler, türkmen şehirleri ile kobané arasındaki nüfus oranlarına başvurur, oradaki olayları fırsata çevirmek isteyen güçlerden, "dış güçler"den, "gizli eller"den, "oyunlar"dan bahsedip milli refleksleri diri tutan ve uyanıklığa çağrı yapan başarılı bir makale kaleme alabilirdim.

5. kürt hareketi'ni destekleyen bir sosyalist olarak, bir halkın direndiğini, kobane'nin rojava'nın farklı bir deneyim olduğunu birkaç tarihsel örnekle açıklayıp, stalingrad savunması ve/veya ispanya iç savaşı korelasyonu kurup "tarihsel materyalist" yaklaşımda bulunduğumu gösterir, biraz tarih bilgime biraz edebiyat bilgisi de ekleyip, çarpıcı örneklere başvurur; belki nazım'ın şiirindeki rus partizanı tanya ile kürt kadın gerillalarına bir anıştırma yapıp, bir mücadele çağrısı ile sosyalist görevlerimi yerine getirebilirdim.

6. kürt hareketi'ni desteklemeyen; ancak direnişleri de selamlayan bir sosyalist olarak, abd emperyalizminin bölgedeki denkleminden bahsederek, inceden bir "akıllı olmak gerekiyor" çağrısı ile, antiemperyalist duruşumu sergiler, atatürk büstü yakma gibi provakatif oyunlara gelinmemesi gerektiği gibi yüksek iq gerektiren çağrıları da yazıma iliştirir, hele kobané'ye geçip orada birkaç saat kalmışsam, direnişçilerin yiğitliğinden bahsederdim. bir de yanıma korku barometrimi almışsam, hiçbir direnişçi de en ufak bir korku olmadığını, bir halkın direnişinin ve ancak böyle olacağını da ekleyerek işin içinden başarı ile sıyrılırdım.

senaryoları arttırmak elbette ki mümkün ve yine elbette ki konumuz bir kobané yazısının nasıl olması ya da olmaması gerektiği değil. bir samimiyet sınavında herhalde kobené için direnenler dışında hemen herkes sınıfta kalabilir, bu da bilinmedik bir cümle değil.

yukarıdaki maddelerde, tahmin edilebileceği üzere, ahvalimiz gösterilmeye çalışılıyor. belki de zaten, görünen, ancak biteviye bir telaş içinde saklamaya çalıştığımız halet-i ruhiyemiz itiraf ediliyor.

en hafif tabirle, durumu çocukken düştüğümüz "çorbadan" haline benzetmek mümkün. yaşça daha büyük çocukların, oyuna dahil etmek istemediği yine de onun da gönlünü alsın diye buldukları yöntem. sen çorbadansın.

bence fazla söze gerek kalmadı. ama yine de yineleyelim: çorbadanız ve çorbadan olunacak yaşı çoktan geride bıraktık.