sevgili ash,

adını ben seçmedim. korkumdan, sevmedim bile. yine de öldü.

acıyı kişisel almamalıyız.

kalplerimizle,
laika.
geniş, balkonlu bir ev. uzun saçları olan kumral bir kadın. sıcaktan şikayet edip yere uzanmış komik bir adam; adıyla hitap edebiliyorum çünkü daha önce tanışmıştık. halbuki şimdiki zamanda olamayız, hatta çokça geçmişteyiz, lise çağlarındayız en fazla. birkaç misafir daha var, balkonda yemek yiyoruz hep birlikte, kendi tek kişilik misafirliğimden rahatsızlık duymuyorum, demek ki güzel insanlar, güzel bir akşam oluyor. bana bir sürü şey anlatıyorsun ve bunların ne olduğunu değil ama bana nasıl hissettirdiğini hatırlıyorum. saf mutluluk işte, bir zamanlar bu duygunun hayatımın bir parçası olduğuna inanmak güç. ve sonra ali ile aynı rüyada, park gibi bir yerde, ağaçların altında oturuyoruz, ona rüyamı anlatıyorum. o kadar gerçekti ki diyorum, o kadar net bir şekilde aklımda ki, sofradaki yemekleri bile sayabilirim.

dün bir kardiyoloğa göründüm ash. kalbim yerli yerinde ve iyiymiş. bundan böyle yerini kimse bilmeyecek zaten.

mayıs 2015 / büyük güzel gürültülü ruhsuz dünya