sözlüklerde temel amaç bilgi vermektir, laneth'in böyle bir amacı yoktur.
sözlüklerde tanım zorunluluğu vardır, laneth'te yoktur.
sözlüklerde başlığa "başlık" denmez, laneth'te göte "göt" denebilir.
hani veciz bir söz var:
"herkesin polisi kendi vicdanıdır; ancak polis, vicdanı olmayanın karşısındadır" bunu sözlüğe uygulayamazsınız fakat laneth'e uygulayabilirsiniz. nasıl mı?

format konusunda zaten ziyadesiyle esnek bir oluşum olan laneth, mühim olanın şekilden ziyade içerik olduğuna inanmaktadır. dolayısıyla ufak bir dikkat seviyesi ile herkes kendi kendinin moderatörü olacak, moderatör denen ne idüğü belirsiz tayfa da gerek teknik iyileştirmeler ve gerekse nispeten özellik arz eden konulara eğilerek aldıkları maaşın (şeyy, pardon ağzımdan kaçtı) hakkını verecek.

yani kimse kimsenin polisi, zabıtası değil burada. dilediğiniz gibi at koşturabilirsiniz...
laneth viski gibidir, sözlük kavramı ise bulgur pilavı gibidir. bildiğiniz gibi bulgur pilavı sadece karın doyurmak içindir, üzerine bir bardak su içerseniz üzerine gel keyfim gel yaparsınız ve horul horul sesler çıkartıp uyursunuz. ammavelakin viski keyif vercidir, imgelemenizi coşturur batna cila, göze fer, zihne nümayiş, dişsizlere diş verir. nitekim işte öyle bir şey. viski sevmeyen viskiyi çıkartsın yerine ne bileyim gordon cin koysun, ucuza kaçıp tekel cini koymasın. o tekel cini ki gress yağı gibi vesselam.
sözlüklerde binlerce yazar vardır. laneth'de binlerce yazar denk bi' avuç yazar vardır. olay tam da budur.

(yani öyledir umarım)
sözlüklerde polimik vardır
burada daha görmedim

sadece bu bile burayı sözlüklerden üstün kılmaya yetecek bir nitelik.

sözlüklerde artı oy derdine düşmüş yazar(!)lar vardır ki bunu hiç anlamış değilim. binlerce kullanıcısı olan bir platformda eğer karma dediğin şey çok yukarılarda ise sen apaçık popülist bi adamsındır, toplumsal yalakasındır, herkezin duymak istediklerini söyleyensindir yani beş para etmezin tekisindir.
burada artı oy deredine düşmüş yazar olduğunu sanmıyorum çünkü popüler olmak istenecek bir kalabalık yok hali hazırda. olmaması da çok iyi , en azından okunacak yazıların kalitesi düşmez.

yukarıdaki girilerin birinde okuduğum cümle gerçekten çok hoşuma gitti.
"sözlükler kaliteli yazar üretir, laneth ise kaliteli yazar alımı yapar"

iddialı bir kelam lakin bir kaç gündür okuduğum kadarı ile gerçeği yansıtan bir deyiş.

iş bu entry yazıldığında halen hayaleth modunda olduğumdan belki de bu yazıyı hiç okuyamayacaksınız, ama ben sizleri keyifle okumaya devam edeceğim.

sözlükler stadyum tadında olup girilen polimiklerle dejarz olmayı sağlar, içindeki öfkeyi kusturur, hafiften bir boşalma hissiyatı yaşatır.
laneth, okuduğunda orgazm sayılacak keyif yaşatan yazarlara ve yazılara sahip.

iki favori filmim var (evet, isterseniz vurun, buyum aslında ben):
1: tatar ramazan izliyorsanız rakı içeceksiniz; tatar ramazan rakının eski ve değişmez sanılan raconuna benzer.
2: the lord of the rings izliyorsanız bira içeceksiniz; rings biraya teyemmüm eder.

laneth hiçbirisne benzemez! evvela hayaleth olmak istemiyorsanız ağzınızla içeceksiniz.

benden selam söyleyin bolu beyine tey tey...
zorba (nam-ı diğer z), laneth ile diğer sözlükler arasındaki farkları tartıştığımız özel bir konuşmamızda şöye bir cümle kurmuştu!:özel bir konuşmada kurduğu cümleleri ondan izinsiz toplum önünde dile getirdiğim için beni affeder umarım:!:

''onlardan daha uzun yazıyor olmamız onlardan daha iyi yazar olduğumuz anlamına gelmez.''

bu değerlendirme, tamelde doğrudur. laneth ile diğer sözlükler arasındaki fark, yazar kalitesindeki üstünlükden kaynaklanmıyor. ekşi sözlüğün 24.000 yazarı olduğundan bahsediliyor; bu 24.000'lik kitlenin içinde laneth yazarları kalitesinde yazar olmadığını iddia etmek romantizmden başka bir şey olmaz.

konuya, laneth ile diğer ekşi sözlük klonları arasındaki farkları irdeleyerek devam edelim isterseniz. ben, sosyalist sözlük, gs sözlük, fb sözlük tarzı klonları bir yere kadar anlayabiliyorum. sonuçta, homojen bir komün oluşturma iddiasını taşıyor bu sözlükler. anlaşılır bir amaç. ama gelin görün ki, ekşi sözlükten farklı hiç bir önermesi olmayan klonların varoluş amaçlarını anlayamıyorum bir türlü. kardeşim, ekşi sözlük, topluma ayna olma iddiası taşıyor. (güncel pratikte öyle olup olmadığı tartışılır tabi) sen, bu amacı paylaşıyorsan eğer, ekşi sözlüğe yazar olursun.*(*bu günlerde selam verene yazarlık veriyorlar zaten) yani, klon bir sözlük yaratmanın/klon bir sözlüğe üye olmanın, eğer yeni bir önermen yoksa, ekşi sözlüğün sahiplendiği iddia ile hiç bir ilişkisi yok. bırak topluma ayna olmayı, tam tersine, iyi ya da kötü yaratılmış olan sanal bir camiayı bölmek senin yaptığın. ekşi sözlük bütün ihtişamı ile orada dururken yeni bir sözlük açmanın ''küçük olsun benim olsun'' mantığı ile alakasız olduğunu nasıl ispatlarsın bana. bu dar grupçu, sekter, masturbasyona dayalı eylemi nasıl meşru gösterebilirsin ki?

laneth, tipik sözlük klonları ile aynı kategoride değerlendirilemez. çünkü bir önermesi var. çünkü laneth, ''laneth ile sözlük arasındaki farklar'' diye bir başlığı bünyesinde barındıracak kadar farklı olma çabası içinde.

gelelim fasulyenin piyazına; yani laneth ile sözlük arasındaki farklara:

yukarıda da dediğim gibi, bu fark kesinlikle yazar kalitesinden kaynaklanmıyor. yola, sanal alemin kalbur üstü yazarlarını birleştirmek gibi bir ülkü ile çıkılmış olabilir. bilmiyorum. pratiğe baktığımızda ise, bünyesinde barındırdığı pek çok kaliteli yazara rağmen!:ben onlardan birisi değilim ve bu gizli bakınız mütevazılık kisvesi altında bir kendini beğenmişlk de değil:! bu hedefe ulaşmaya pek de yakınmış gibi durmuyor. eğer kendimizi, tipik sözlük yazarlarından çok da yukarıda görürsek, bir gün bu sahte övünç balonları patlayabilir ve biz laneth ile sözlük arasındaki asıl farkı hiç anlayamamış olabiliriz.

neyse, uzatmayalım; laneth'in sözlüklerden farkı, temelde şu:

sözlükler, yazarların orta okul seviyesi dil bilgisi kurallarına uymak koşulu ile istediklerini yazabildikleri ortamlardır. onların yazdıklarının, okuyucu için önem taşıyıp taşımaması önemsizdir kutsal sözlük formatı delinmediği sürece.

laneth ise, yazılanların gerçekten okunmaya değer olmasını talep eder yazarlarından. en azından, bunun için çaba gösterilmesini ister.

sözlüklerde, yazarlar, gerçekten kaliteli olsalar bile özenmiyorlar. orta okul dilbilgisi kurallarına ve formata uygun olmak koşulu ile, baştan savma yazıveriyorlar yazılarını. yani, daha iyilerini yazma potansiyelleri olsa bile zorlamıyorlar kendilerini.

laneth ise, yazarlarından potansiyellerini sonuna kadar kullanmalarını istiyor. ve bence, laneth ile sözlük arasındaki en büyük fark da bu.!:yazılarımı okuyanlar şunu soracak şimdi bana: ''e kardeşim, o zaman sen niye bu kadar özensiz yazıyorsun''. valla kusura bakma da, benim de potansiyelim bu kadar işte:! üstüne üstlük, bu teorimi kanıtlayacak örnek de var elimde: zorba!! sosyalist sözlükte de iyi yazardı. yazıları dinlemeye değer düşünceler barındırırdı. bu düşüncelerin sunuluş şekli ise son derece özensizdi. üstüne üstlük, sözlüklerin doğasından kaynaklansa gerek, son derece didaktik bir üslubu vardı orada. laneth'de ise çok daha farklı, çok daha okunası bir üslupla yazıyor. bir adam, iki üç ayda kendini bu kadar geliştiremeyeceğine göre, değişikliğin asıl sebebi ortamdır, yani laneth'dir.

küçük de olsa bir fark daha: sözlükler, günümüzde kısa yoldan ünlü olmak için gerçekten etkili mekanlar. ve, yirmi bin küsur yazarın içinden edebi ve entellektüel birikim ile sıyrılmak zor olduğundan olsa gerek, sık sık mide bulandırıcı yöntemlere başvurulur oralarda. laneth'de ise zaten laneth aracılığı ile ünlü olma gibi bir şansımız yok. günlük otuz okuyucumuz vardır, yüz otuz olur, şaşırırız nasıl oldu diye. *(*gülücük)

popülerlik mevzusunu kafama takmıyorum pek. laneth de, ekşi sözlük de, özünde birer fikirdirler. fikirlerin nesneleşmiş halleridirler. ve ben, popüler olan düşüncenin her zaman doğru olmak zorunda olmadığını yıllar önce öğrendim.