yokluk, hiç olmamışlık. eskiler 'butlan' der. bir hukukî muamelenin geçerliliğinden söz edilirken kullanılan birtakım tabirler vardır. sözleşme ya hukukun öngördüğü şartlar çerçevesinde yapılmış ve hukuken geçerli sıfatını haiz bir sözleşmedir veya eksik birtakım unsurları vardır ve geçersizdir. fakat geçerliliği derecelendirilmemiş olan sözleşme ve muamelat, geçersizlik söz konusu olduğunda birtakım derecelere tabi tutulmuştur.

örneğin bir sarhoşun borç doğuran sözleşme imzalaması durumunda, ortada nisbî butlan vardır ve sarhoş kişi ayılıp sözleşmeyi imza ettiğini öğrendikten sonra hukukun öngördüğü süre içerisinde sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. tabii bu da birtakım şartlara bağlanmıştır. mesela sözleşmeyi yapan karşı taraf, bu kişinin sarhoş olduğunu ve aklına mukayyet olamadığını (jargonca: temyiz kudretini haiz olmadığını) bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa, sarhoş kişi ayıldıktan sonra, sözleşmenin iptalinden ötürü karşı tarafın uğradığı zararı gidermekle yükümlü tutulabilir. bu duruma 'iptal edilebilirlik', olumsuz söyleyişle 'askıda hükümsüzlük' denir. hukuk düzeni geçersizliği derecelere tabi tutarken aslında karşı tarafın uğraması muhtemel zararların nasıl giderileceği ile ilgilidir. çünkü sözleşme serbestisinin asıl kural olduğu bir hukuk düzeninde, insanların imzaladıkları bir sözleşmenin geçerliliğine duydukları güven her daim korunmalı; sözleşmenin geçersiz olduğu durumları kapsayan yasal bir güvence onlara halihazırda sunulmuş olmalıdır.

bu örnekte, sarhoş kişi, sözleşmenin 'askıda' olan hükümsüzlüğünü askıdan indirebilir ve onu kesin hükümsüzlüğe mahkûm kılabilir. sarhoş kişi bu iradesini beyan ettiği an, sözleşme bağı ortadan kalkar. fakat bu, sözleşmenin bir zamanlar askıda hükümsüz de olsa var olduğu ve 'yaşadığı' gerçeğine halel getirmez. bir insan hayatı gibi. sakat da olsa doğmuş, büyümüş ve sonunda azrailce sonlandırılmıştır. sarhoşun noter kanalıyla ihtar çekerek, ölen sözleşmeye adeta bir mezartaşı inşa etmesi zorunlu olmasa da çoğu zaman kişinin kendini emniyette hissetmesini sağlayan hukukî bir enstrümandır. hemen bir parantez içi yapalım: siz siz olun, önem atfettiğiniz her türlü bildirimi noter kanalıyla yapın. hiçbir noter, para karşılığı bildirdiğiniz beyanınızı eften püften bulmayacak; onları boşuna oyaladığınızı düşünmeyecektir. onlar için mühim olan bu iş için bıraktığınız nakittir, rahat olun.

geldik kuru fasülyenin faydaları kısmına... eskilerin butlan, yenilerin yokluk dedikleri 'keenlemyekün' meselesine. bir örnek üzerinden gidelim: bir delinin evlenmesi durumu, medeni kanun'ca 'mutlak butlan'la batıldır. yani yoktur, keenlemyekündür. zaten hiç olmamıştır. mesele burada patlak veriyor. deli ile normal sayılan birinin evlendiğini, nikah memuru durumu anlamadığı için gerekli şekil şartlarının tamamının gerçekleştiğini varsaydığımızda, bu evliliğin butlanı karar altına alınıncaya dek geçecek sürede doğan çocuğu evlilik içinde doğmuş sayan kanun, bu evliliği nasıl 'yok' sayar anlamak mümkün değil. ortada paradoks var zaten. bir mevcudu yok saymak, esasında onun varlığını ikrar etmiş olmaktan başka bir şey değildir. yani retrospektif olarak evliliği ele alan hakim, önündeki vakıayı incelerken, mutlak butlanı gerekli hatta zorunlu kılan bir unsuru fark ettiğinde, o evliliğin hiç gerçekleşmemiş olduğuna hükmeder. oysa o evlilik gerçekleşmiş, yaşanmıştır. kanun bile 'yok saymak' tabirini kullanır. yokluğu tespit etmektense yok saymak kolaycılığına kaçmak, hukuk fakültesi öğrencilerinin işini zorlaştırmaktan başka işe yaramaz. bilakis ortaya ciddi bir çelişki, bir paradoks çıkmasına sebep olur.

sonuç olarak: hukuk düzeni, 'var olmadığını retrospektif bir anlayışla tespit ettiği' bir sözleşme veya muameleyi, içinde bulunulan zaman'da, yani şimdi'de feshetmektedir. hiç olmamış bir şey, nasıl sonlandırılabilir? öyleyse hukuk düzeni, bu sonlandırışı da açıklamalıdır. çünkü ben de onların bu yok sayışlarını yok sayabilirim aynı pişkinlikle.

sözün özü: keenlemyekün aslında girift bir kavramdır. hukuk düzeninin açmazlarını güya çözmek üzere uydurulmuş içi boş bir faraziye olmaktan öte gitmemiştir. fakat bu demek değildir ki bu kelime yok sayılmalıdır. yalnızca hukukî durumlar izaha girişilirken kullanılması yerinde değildir. hayatın diğer sahalarında pek tabii gönül rahatlığıyla kullanılabilir. yoksa biz istemez miyiz, keenlemyekün saydığımızda canımızdan can götürmüş acıların üzerimizde bıraktığı tesiri silecek bir joker kelime? isteriz...