"yakınlarda bir gezegende unuttuğum tüm şeyler
hepsi ayrı bir ağrı gibi uzanıyor yerinden
yakınlarda bir gezegende unuttuğum tüm şeyler
hepsi ayrı bir ağrı gibi bağırıyor yerinden:

gel beni bul beni bul
gel beni bul beni bul"

ben bu yollardan defalarca geçtim. bak şu ağaçlar da bu göl de çok yabancı değil. o duvarın dibinde bana gülümseyişini hatırlayıp kaç kere hayal kurdum, kaç tane mutlu sonla biten yeşilçam filmi yazdım sayısını unuttum. hemen iki adım ötesindeki bankta kaç kere hayata küstüm, her şeye isyan ettim hatırlamıyorum. bu ikisini kaç kere aynı gün defalarca yaşayıp deliriyorum galiba dedim, ne sen sor ne ben söyleyeyim. hayatımı gülümsemene endeksledim; iflas ettim. adam olmaz denilen herkes adam oldu da bokundan boncuk çıkan ben sürünüp durdum. arkadaşım diyebileceğim kimse kalmadı. kardeşim dediğim insandan kaçtım. beni sevenler bana ulaşmaya çalıştıkça interpol kaçaklarına döndüm. yüzlerce kez kendimi sorguladım. üç gram aklı olmayan insanlarla incir kabuğunu doldurmayacak şeyler için tartıştım. anlayacağın seni unutabilmek için milletin kıçını kaldırdım, kendimi rezil ettim. aldığım kararlar ve öngörülerim kaç kere götümde patladı söylesem inanmazsın. bu götümde patlayışların yıldönümlerini kutlamaya başlasaydım, "1. geleneksel çemişgezek çekirdek çitleme şenlikleri"nden daha geleneksel bir festivali olurdu memleketin.

sonra bir gün hiçbirinin önemi kalmadı.

daha geçen gün senden bir tane daha gördüm. hatta çaktırmadan bir on dakika izledim. kalbim ha acıdı ha acıyacak diye on dakika öylece bekledim. o an biri baltayla beni ikiye bölse içimdeki odun halkalarını sayabilirdi. "bu modelden çok var demiştim de inanmamıştın" dedi melike. güldüm. bize acı veren her şey nasıl oluyor da bir gün mutlaka gülümseme sebebi oluyor; biri bana bunu açıklasın.

şimdi "yeni başlayanlar için yeniden başlamak" diye bir kitap yazasım var. ilk bilmem kaç yüz sayfası hüsran olacak, geriye kalan tek sayfasında da o yaşananların hiçbir kıymeti kalmayacak. tıpkı şu an olduğu gibi. cebimde taşıdığım kalemin bile senden daha kıymetli oluşu gibi. "boşver gel içmeye gidelim" denilince sadece keyif almak için içmeye gitmek isteyişim gibi. sen hiç olmamışsın gibi.

geriye bir tek hayatımı yeniden kurmak kalıyor, bak şarkıda ne diyor:

"hepsini bulucam bir bir
yerine koyucam bir bir"