tahran'daki son saatlerimdi. arkadaşım düzenbazın tekiydi. şu çaya katılan şekerlerden alabilir miyiz bir markette filan dursak? açık market var mıdır buralarda?

şehir merkezinde vardır kesin.

bir sürü açık market bulduk. sokak ıssız değildi. ama çarşı gibi de değildi. zaten saat de geç değildi. arkadaşım bana şu çaya katılan ilginç safranlı şekerlerden almak için markete girdi. ben de kafamı arabanın camından çıkardım. ıslık tutturmaya başladım. sözlü kısma geldim. lan italyancasını mı söylesem, türkçesini mi?

italyanca söyleyeyim en iyisi, avanti popolo, alla riscossa, bandiera rossa, bandiera rossa! ne bakıyonuz lan! evviva socialismo il la liberta!!

derken arkadaşım geldi. sosyalizm burada yasaktır!

birkaç saat sonra yasak olmayacak. hem insanın beyninde olan bir şey nasıl yasaklanabilir ki?

tanrı'yı yok sayan herşey yasaktır.

sen tanrı'ya inanır mısın?

evet. ama tanrı müslüman değildir. hristiyan da değildir.

araba hareket etmeden önce cama bir kadın yaklaştı. başörtüsünü düzeltti. farsça birşeyler söyledi. arkadaşım ona bir miktar para verdi.

niye ona para verdin?

o bir dilenciydi.

dilencilere güvenir misin? bizim orada güvenmezler. kovalarlar böylesini.

geceleri etrafta çok az kişi varken dilenen kişi gerçek bir dilencidir.

****

hergün iranlı bir düzenbaz bir agnostikten ders almıyorsunuz.