sunturlusundan bir küfür sarıyorum çift kağıtlı, tam yakacakken içimde başka bir yerler çekiliyor, seni mi çağırıyor kırmızı? bir tavşan dişiyle arıyorken bahtımı ve bilmeden küslüğümüzü incir ağaçları kokan çocukluklara daha bir adım atmadan başlıyor ağrı, biraz daha yoklamasız biraz daha kırmızı. satenin her tonunda anılmış bir melanet, hiç olmayacak kadar küçük parçalara ayrılmış bütün ilişkilerden geriye taşan hüzün, birden bir bulut peydah oluyor, sanırım karanlıkta bir şey anlatıyor kırmızı.

boğulacak gibi olduğunda hala buralarda bir renkti, kimseye söylemese de tayfların içinde bilinebilecek en bereketliydi. nedense küt saçlı bir çingene etekliğinde ve beyazlıkta bir kış vakti putilov grevlerindeydi. bütün sırların geceleri verildiği, bütün sırların geceleri bozulduğu çağlarda elini tuytarken hep hastalıklı bir haç üzerinde gezmelerde, biraz ötede ise demirci tezgahlarında sevişmedeydi.

şimdi yastık kılıflarında kalpler, şimdi bütün hediyelik günlerinde vitrinler ve bilmiyorsun beyaz sakallı bir adamın yazdığı kitaplarda değil bu sefer bizzat onun üzerindeydi.

yahu ismet paşa, geçtim iskelet işini, köpekleşmenin doruklarındaki bir çağda kırmızıyı görmeye kadar varan kaç kaç kişi var şunun şurasında?
üst üste 3 kez kırmızı diye haykırdıkdan sonra okunacak nizar kabbani şiiridir. çevirisi ibrahim demirci'ye aittir.

i.

bundan böyle düşünme hiç.. çünkü ışık kırmızı

kimseyle konuşma aman.. çünkü ışık kırmızı

nasları üzerinde tartışma sakın

ne fıkhın, ne nahvin, ne sarfın, ne şiirin, ne nesrin

çünkü lanetlidir akıl, iğrençtir, kötüdür.

ii.

mumla mühürlü kümesini terk etme

çünkü ışık kırmızı

bir kadını ya da bir fareyi sevme

çünkü sevmenin ışığı kırmızı.

duvara, taşa, koltuğa yanaşma

cinsiyetin ışığı kırmızı çünkü.

gizli kal.. sineğe bile açma kararlarını

bilgisiz kal.. ne zinaya ortak ol, ne yazmaya

yazmak suçundan ehvendir zina çağımızda..

iii.

düşünme, yurdun kuşlarını

ağaçlarını, ırmaklarını ve haberlerini

düşünme yurdun güneşine saldıranları

nasılsa gelir zorun kılıcı sabahleyin

gazete başlıklarında

manzûme vezinlerinde

kahvenin telvesinde

karının kollarında uyuma

kanepenin altında bulunurlar çünkü

tan ağarırken ziyaretçilerin..

iv.

eleştiri yahut felsefe kitaplarına dalma

tan ağarırken gelen ziyaretçilerin

güve gibi yayılırlar kitap raflarına

karınca, sivrisinek ve süprüntü dolu fıçıda kal

ayaklarından asılı kal kıyamete kadar

sesinden asılı kal kıyamete kadar

aklından asılı kal kıyamete kadar

fıçının içinde kal ki görmeyesin

şu tecavüze uğramış toplumun yüzünü..

v.

sultana gitmeye kalkışırsan

yahut karısına yahut da

kölelerinin etini yer gibi

balık, elma, çocuk yiyen

ülke güvenliğinden sorumlu hısımına

işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..

vi.

bir gün okumaya kalkışırsan

hava durumunu, ölenlerin adlarını, suç haberlerini

işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..

sormaya kalkışırsan fiyatını astım ilacının

çocuk ayakkabısının, domatesin fiyatını

işığın kırmızı bulacaksın mutlaka..

burç köşesini okumaya kalkışırsan bir gün

talihini öğrenmek için

petrolden önceki ya da petrolden sonraki

işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..

vii.

sığınacağın bir ev aramaya kalkışırsan kartondan

yahut savaştan kalma bir kadın, seni avutmaya razı

bir çift sarkık göğüs, kullanılmış buzdolabı

işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..

sınıf öğretmenine sormaya kalkışırsan, neden

arapları avutuyor bugün bozgun haberleri?

neden üst üste camlar gibi kırılıyor araplar bugün?

işığı kırmızı bulacaksın mutlaka..

viii.

arap pasaportuyla yola çıkma

bir daha yolculuk yapma avrupa'ya

biliyorsun avrupa dar geliyor tüm düşkünlere

ey itilmiş, şüpheli, tüm haritalardan kovulan

ey büyük yaralar almış horoz

ey savaşmadan öldürülen

ey kanı akmadan boğazlanan

allah'ın ülkelerine yola çıkma, çünkü

korkakları görmekten hoşlanmaz allah..

ix.

arap pasaportuyla yola çıkma

sıçan gibi bekle her havalimanında

çünkü ışık kırmızı

high-roads'daki kumral satıcı kadına

düzgün bir dille

ben mervan'ım, adnan'ım, sahban'ım deme

çünkü bu ad bir şey söylemez ona

çünkü senin tarihin, efendim, sahte bir tarih..

x.

libidoya ilişkin kahramanlıklarınla şişinme

ne susan, ne jeanine, ne collette

ne binlerce fransız kadın bugün

okumuş değiller zir ile anter'in öyküsünü!!

paris gecesinde gülerek görünme

hemen oteline dön.. çünkü ışık kırmızı..

xi.

arap pasaportuyla yola çıkma

arap mahallelerinde üç kuruş için öldürürler seni

akşam acıkınca yerler seni

hatem taî'ye konuk olma sakın

yalancıdır o, dolandırıcıdır

aldatmasın seni binlerce cariye

ve sandık sandık altın..

xii.

dostum

geceleyin tek başına dolaşma

arab'ın köpekdişleri arasında

sen evinde oturmakla kısıtlısın

soyu belirsiz birisin kendi toplumunda

dostum

allah araplara rahmet etsin!!