pir sultan der ki: "cehennnem dediğim dal odun yoktur/herkes ateşini kendi götürür."
angaralı turgut der ki: "yan cehennem yan, beş gamyon gömürle geliyorum."
fırat'ın anası: "olm zlerde değilsin değil mi, bari bu gece de dua et de şu içkiden kurtul."
alanon: "içmek bir şey değil ayılmak olmayaydı."

memleket her yerinden islam memleketi ya, dört mevsim arayınca karı bulamıyordun ya, mevzu kala kala kadir gecesine kaldı. markette bira alıyorum çirkin ihtiyarın biri kasaya koyunca çemkirdi: "yaptığınız çirkin bir şey". bu fırat ibnesi durur mu, atladı arkamdan torun torba sahibi ihtiyara: "bence siz de çirkin bir şeysiniz". şu anda da yazı yazıyorum diyorum, bana hala yaşar nuri anlatıyor, yok o budizmden geçmiş yok bu budizmden geçmiş. yalancı ibne, tesbih budizmden geçmedir diye. tesbih hikayesini uyduruyor yaşar nuri de fırat da, dırat zaten uydurur.

zamanında dayu'nun melikşah'a yazdığı hükümdarnameyi çeviriyorum, o zamanlar şimdiki kafaya varmamışım şapkalı aları şapkalı yazıyorum. bir ara tırlattı kitap, zaten farsçadan ingilizceye oradan türkçeye bir kitap çevirme düşüncesi pek komik geliyor bize. neyse tırlattı kitap şu hadisi anlatmaya başladı:

"bir gün yoksul müslümanlar muhammed'e giderler, ve derler ki: 'biz pray and they pray, we pray and they pray, we pray and they pray!:gavur için yok tabii oruç, namaz ayrımı, ingilizceden çevirince:! ama onlar bizden fazla olarak zekat veriyorlar ve hacca gidiyorlar, sevapları bizden fazla oluyor.' muhammed onlara diyor ki: 'size öyle bir şey söyleyeyim mi ki onu yapanların kazandığı sevaba onu yapmayanlar asla erişemesin?'*(*oha ne çevirirmişim)demiş yoksul müslümanlar: 'de bize ey allah'ın resulü'*(*orijinal metinde allah lord diye geçtiği için biraz komik) demiş ki allah'ın resulü: 'farz namazlarının ardından 33 kere got is the greatest deyin' müslümanlar sevine sevine gitmişler. sonra bir vakit sonra bu müslümanlar geri dönerler, 'e' derler 'we pray they pray, tesbih de çekiyor bu ibneler, nasıl olacak bu işler?' demiş ki allahın resulü: 'o allahın onlara cömertliğidir, fazla karıştırmayın'

karıştırmadık.

şimdi kadir gecesi burada içiyoruz, aklımızdan daha türlü günahları işlemek geçiyor. ama geçmiyor bir kardeşimizisden daha zengin olduğumuzdan cennete daha yakın olmak. bence bir tanrı varsa bunu böyle değerlendirmeli, bizi cennete almalı ya da eğer almıyorsa nato zamanı bizzat yazdığım bir bildiride ve sonra sağdaki soldaki yazılamalarımızda geçtiği gibi: "cennetin kapıları baltayla açılacak!" yani efendim resulünün cömertliğe bağladığı cennetin kapıları biz baltayla açarız!

ha şimdi siz gece gece büyük sevaplara giriyorsunuz, ne dualar ne dualar. biz de burada votkamızla memleket kurtarıyoruz, bizi mi sikiyosunuz lan, n ekadir gecesi? bence siz de çirkin bir şeysiniz, uzatmayalım.

yaşar nuri de şöyle diyor: "adetler dinin kendisi haline gelirse, din de adetlerden biri olur, asıl tehlike budur"
bence din zaten bir adetten öte değil de, fırat inat etti bunu yazmam için.

edit (hatta zamanın pek bir ötesinden gelen edit): yazdım vaktiyle bunu, sonra laneth insanlarının (zaten kaç taneler) bir kısmısının dinî duygularını zedelemek gibi bir lükse sahip olmadığımı düşünüp sildim. şimdi baktım da, lanth yazarlarının bir kısmısı dinibütün duygularını yazıp benim inanmayışlarımı zedeleyebiliyor, her yerde de böyle. pek afedersiniz de din dediğiniz toplumsal korku, banane yani, yani zedelenirseniz de umurumda değilsiniz kardeşler. başınıza bir şey gelse yardım isteseniz orada biterim. "aga kız meselesi var dövelim ipneleri" deseniz, laneth kardeşliğidir, en önde giderim. ama dinsel saçmalıklarınıza da saygı duya duya bir hal olduk, bitmiyor ki bunlar iki gözüm, kendinizle kalın.