hamas, merkezi mısr'da bulunan müslüman kardeşler örgütünün filistin uzantısıdır. 1987'de birinci intifada'da mısır'a çekilen örgüt, filistindeki uğraşlarını devam ettirebilmek, yapıtlarını korumak adıyla hamas'ı oluşturmuştur. hamas'ın öncelikli amacı filistin halkına eğitim vermek, bilinçlendirmektir. şimdilerde vurgulandığı gibi eli silahlı bir terör eylemci grubu değildir. hamas anayasası incelendiğinde, çözümün silahla değil, barışçıl yollardan aranması gerektiği yazıldığı görülür. bu yüzdendir ki, savaş yerine önceliği eğitime ve kalkınmaya vermektedir. arafat'ın el fetih'inden ayrılan tarafı da budur. arafat israil'le mücadelenin topyekün bir savaşla, silahlı mücadeleyle başarılabileceğini söylerken, hamas israil'le mücadele edecek gücün olmadığının farkında olarak, yapılması gerekenin filistin'i kalkındırmak, büyütmek gerektiğini belirtmiştir. uluslararası destek için bir terörist devlet görünümünden uzaklaşmaları gerektiğinin savunan hamas, filistin kurtuluş örgütü ve el fetih'le yollarını ayırmıştır.

israil'in el fetih ya da fkö'den ziyade hamas'ı hedef seçmesi, hamas'ın yolunun doğruluğunu kanıtlar niteliktedir. intifadalar sırasında ve ateşkeslerde israil'in gerçekleştirdiği saldırılar ve neden olduğu kayıplar hamas'ı da silahlı savunma yapmaya zorlamıştır. arafat'ın küçük generallerim dediği taş atan çocuklarla değil, düzenli, sistemli birliklerle israil'e karşı koymuş, çok fazla kayıp vermemiştir. hatta israil'in geri adım atmasına da bir kaç defa neden olmuştur. daha yeni israil'in güney lübnan saldırısında aldığı büyük yenilgi herkesin hafızasındadır. bu zaferden sonra, ortadoğunun şimdiye kadar gördüğü en demokratik, şeffaf seçiminde halk oyuyla iktiadara gelen hamas, el fetihe birlik çağrısı yapmasına rağmen karşılık bulamamıştır. israil'in bölgedeki en korkulu rüyası haline gelen hamas, aslında israil'in yaptığı tüm saldırılara bahanesidir. hamas'ın yok olduğu gün, israil teslimiyetçi yöenetime sahip olan el fetih'le anlaşma masasına oturmaktan çekinmeyecektir.

hamas filistin haklı direnişinin simgesidir. dünyanın en gelişmiş , acımasız ordusuna karşı halen ayakta durmaktadır.

bu bağlamda, hamas ve pkkyı aynı kefeye koymak insafsızlıktır. hamas işgal altındaki toprakları için, yardımların gelmesini engelleyen ambargoların kalkması için, kendisini seçn halk için mücadele ederken , pkknın bu tip amaçları yoktur. pkk ayrılıkçı kürt görünümündeki uyuşturucu ticareti yapan eşkıya grubudur. pkk teröristtir,

hamas filistin halkının seçtiği meşru hükümettir. filistin devletiyle masaya oturmamak için hamas'ı bahane gösteren israil bu geçeğin farkındadır. lakin hamas , el fetih gibi teslimiyetçi olmadığından ve şartlarını kabul ettiremeyeceğinden , isarail bu grupla görüşmek istememektedir.

ben, bu politika denen şeyi seviyorum. çünkü, başka hiç bir alanda kurulamayan mantık örgüleri kurulabiliyor politik arenada. örneğin; a=b ise, b=c ise, c'nin de a'ye eşit olması gerekir normal şartlarda değil mi? işte, politikada öyle değil. a=b ise, b iyi bir şey ise, a da iyidir diyelim. bu durumda c=b ise, c'nin de iyi olması gerekir normalde. ama, eğer c sizden değilse öyle olmuyor işte.

''terör örgütlerinin'' sivillere yönelik saldırılarını insanlık dışı bir eylem olarak niteleyen bireyler, benzer saldırılar kendi devletleri tarafından gerçekleştirilince bin türlü takla atar bu saldırıları meşru gösterebilmek için. kardeşim, ya ''insan hayatı değerlidir; tarafsız sivilleri hedef alan hiç bir eylemi hiçbir amaç meşru gösteremez'' dersin; ya da ''şiddet, politik arenada etkili bir silahdır, ve şiddet eylemlerinin haklılığı sonuçta kaç sivilin öldüğü ile ölçülemez'' dersin. ne bu çifte standart.

türkiye'de sağ, çeçen direnişinin sivil rus hedeflere yaptığı saldırıları ''çaresiz bir halkın haykırışı'' olarak niteler. ama, ira ve eta için aynı cümleleri kurmazlar. ira ile eta'nın günahı ne? irlandalıların müslüman olmaması mı, yoksa ira ve eta'nın sol tandanslı olması mı sorun?

hamas ile pkk kıyaslanmış bir üst yazıda, ve hamas'ın mücadelesi meşru ilan edilirken pkk tü kaka olmuş. ne haması eleştirecek, ne de pkk'yı övecek değilim bu yazıda. daha doğrusu bu yazı motivasyonunu oradan almıyor. ''bizden olmayan kötüdür, bizden farkı olmasa da'' mantığına takıldım ben.

şimdi, neymiş pkk ile hamasın farkları bir bakalım:

1) hamas işgal altında bir ülkeyi savunuyormuş, pkk'nın ne yaptığı ise muğlak.

gerek tc, gerekse israil, işgalci sayılmıyorlar üzerinde kuruldukları topraklarda uluslararası yasalara göre. iki ülkenin asli unsuru olan halklar da, daha sonradan göç ettiler söz konusu arazilere. (biri yüz yıl önce, biri bin yıl önce eğer zaman önemli ise) bu durumda hangi ülkenin işgal altında olup, hangisinin olmadığına kime ve neye göre karar veriyoruz, içtenlikle sormak isterim.

2) hamas demokratik bir seçimle filistin halkı tarafından görevlendirilmiş.

hıı, zaten pkk'nın seçimlere katılma hakkı var ama onlar kullanmıyor bu hakkı. ayrıca, kürt halkının temsilci diye meclise gönderdiklerini bile kabullenemiyoruz daha. lütfen güldürmeyin adamı. (bilmiyorum bir veri olarak kabul edilebilir mi ama, türkiye'ye dönen barış gruplarının karşılanma görüntüleri de müdahil olabilir aslında bu konuya)

3) hamas, eli silahlı terörist bir grup değilmiş; çünkü programında barışçıl çözümden bahsediyormuş.

biz, tek varoluş amacı kürt sorununda barışçıl çözüm olan dtp'yi kapattık. ne diyon yavrum sen. üstüne üstlük, bir şeyi programına yazmakla o şeyi gerçekten savunmak arasında fark vardır. tkp'nin programında da işçi demokrasisinden bahsediliyor. ama niyeyse pek inanasım gelmiyor. eğer iş, barıştan bahsetmekse sadece; bırakın pkk'yı, naziler bile barıştan bahsederdi sık sık.

uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. iki örgüt de hemen hemen aynı konumdadır bu gün. bu gerçeği görmek için birazcık tarafsızlık yeter de artar bile. eğer, pkk teröristse hamas da teröristtir. yok, hamas kurtuluş savaşçısı ise pkk da öyledir.

biz, birgün benzer siyasi olayları farklı ölçütlerle değerlendirmeyi bırakabilirsek eğer, o gün dünya çok daha güzel bir yer olacak diye düşünüyorum. bilmiyorum yanılıyor muyum.
polemikten haz etmem ama bir iki noktanın altını çizesim geldi.

uluslararası yasalara , hem de israil'in de tanıdığı bir takım anlaşmalara , filistin halkına özerklik kazandıran, yaşadığı topraklar üzerinde kendi yönetimini kurmasına izin veren anlaşmalara göre gazze ve ve batı şeria'nın bir bölümünde israil devleti resmen işgalci, muhatapları olan filistinliler ise işgale karşı direniyor pozisyonundadır.
evet hamas seçimle iş başına geldi. bu fırsat pkk ya da tanınıyor olmasına rağmen bunu beceremeyen veya becermek istemeyen kendileridir. siyaset yapmak yerine sürekli gerginlik yaratmak çabasında olanlar, pkk ile bağlantılarını inkar etmeyen imralıdakine lider diye hitap eden seçilmiş vekillerdir. ira e eta dan bahsedilmiş ya, her ikisinin de siyasi kanadı vardı ve adam gibi işlerini yapıyorlardı. bu örgütler bugün birtakım kazanımlar elde etmişlerse bu siyasetin sonucunda olmuştur. yani olay sol-sağ olmak değil, provakatör veya siyasetçi olmakla alakalı. partileri kapatılıyor , o oluyor , şu bitiyor demeyelim, bugün bu memlekette tek başına iktidar olabilmiş bir parti bile kapatma davasıyla yüzyüze gelebiliyor. bu devletin kürtlerle olan sorunu değildir, bu rejimin sorunudur, ne kadar demokrasiye sahip olduğumuz sorunsalıdır. ayrı bir başlık konusudur yani.

devleti tahrik etmek, yasaları değiştirmeye uğraşmak yerine o yasalara karşı gelerek devleti ve milleti tahrik etmek siyaset değildir. parti kapatıldı , iyi oldu demiyorum ama adamlar örgüt sözcülüğü yerine adam gibi siyaset yapsalardı, belli bir kesimin değil tüm memleketin partisi olma yoluna gitselerdi bu gün kapatma olayları konuşmuyor olurduk.

80 yaşındaki tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş bir ihtiyarı sırf hamas önder görüyor diyerek birden fazla füzeyle (evet, füze) öldürüsen karşılığında direniş, başkaldırış ve isyan görürsün. bu da israilin seçimi. dikkat edersek barış görüşme çağrıları sürekli filistin tarafından gelmekte, karşılığında ise israil sadece bombalamaktadır birtakım bölgelerde sivil halkı.

pkk tu kakadır çünkü siyaset yapmasını bilmiyor, imralıdaki apoyu bütün dünya mandela yapmaya çalışırken bile bunlar hala silahlı (sözde) direniş uygulamaktadır. meclise girmeleri hiç sorun değilken, kendilerini attırmak için akla gelebilecek herşeyi yapmaktadırlar.

olaylara gerçekçi bakabildiğimiz gün, dünya biraz daha güzel bir yer olma yolunda büyük bir adım atacaktır. yanıldığımı sanmıyorum.
hamasın geçmişi, geleceği, mevcut durumu ve siyaseti artık burada temel mesele olmaktan çıkmıştır. artık biz buradakiler bizden uzaktakilerin neyi nasıl algılayarak nasıl eyledikleriyle değil, buradakinin ve kafamızın burasınra başından beri net olanın kanıtlanması ile ilgiliyiz. öyle kalalım beis yok.

hamas ısrarla ve inatla direnişçidir, bu doğru. pkk'nin uzun zamandır ideal olarak ele alınabilecek bir direniş planı ve çizgisi olmadığını düşünürsek aralarında ciddi bir fark vardır.

hamas, daha fkö döneminde bir araya gelen bütün örgütlerin ortak bildirisinin ilk maddesine sadıktır: tüm filistin toprakları düşman işgalinden kurtulmadıkça direniş sona ermez. yani işgalden kurtulması gereken sadece uluslararası kodamanların bile tanımak zorunda olduğu "gazze ve batı şeria'nın bir bölümü" değil bütün filistindir, kudüs hariç değil. pkk kuruluş bildirgesinin ilk maddesini unutmuştur: bağımsız birleşik kürdistan. ve bugün ne pahasına olursa olsun barışlmaktan bahsediyorsanız dilinizin ucuna gelen şey söyleyemiyorsanız size ihanet eden asıl hafızanızdır, o barışın pahası sizin ilk sözünüzdür efendi.

hamas sivil hedeflere saldırır, dünyanın başka hiçbir yerinde geçerli olamayacak, onaylanması mümkün olmayan bu eylem türünün çok özel bir istisnasıdır çünkü filistin. çünkü filistin'de içlerinde barış yanlısı olanlar da dahil olmak üzere (barıştan bahsetmek kadar kolay şey yoktur dünyada, o barış karşı tarafın taviz vermesiyle olduktan sonra) tüm israil vatandaşları işgalcidir. pkk kendine yakın unsurların kazara yaptığı sivil hedeflere yönelik eylemleri bile kınar.

hamas, farklı taktiklerle örgütlenme konusunda başarılı olmuştur, filistin sorununun en ağır düğümü olan mülteci kamplarında günlük ihtiyaçları çözmüştür. pkk, kürtçenin meşrulaşması, kürtçe eğitim verilebilmesiyle ilgilenmiştir, yardım kampanyalarını da sadece ordu-emniyet yapıyor sanılmasına yol açmıştır. evet ben de izliyorum televizyonda asker abileri mardinli veyahut vanlı çocuklara kitap almış, ellerinden tutup gezdirmiş. son 20 yılda bir ulusun yeniden dirilmesi sayılabilecek kürt aydınlanmasını da o askerler mi kotardı, vay canına.

hamas işgal altındaki bir ülkede savaşır, kazanamasa da yapabileceği tek şey bu olduğu için. pkk, işgal altındaki bir ülkede barış için savaşma olanaklarını bir yana bırakır, anlamasalar bile yapabileceği diğer şeyden korktuğu için.
ben ne yazdıysam yakın saatlerd; silinmiş; isabettir: élaneeth bir kadına aşık olabileceğiniz bir platform değildir; ne yazaranızyazın still' yazmayın.

ağzını yüzünü dağıtırım seenin oropuçocuğu seni

isim mi vermeliyim; size uçurtmalar hediye edecek kadar... siz şimdi kelebekleri bilir misiniz?

benim ecdadım kelebeek değildir de;

siz kendinizden emin misiniz?

not: silinen ntry still'ee girer, bulamazsa, içinde uçurtmalar falan vardı da hatta.