şu hayatta en sevmediğim üç beş durum belirtecinden biri. durum belirteci böyle bir şey değildir ama bu, sik gibi bir durumu belirtir. şimdiden söylüyorum arkadaşlar, ilerde karşılıklı üzülmeyelim, birbirimizi dövmeyelim, muhtemel bir kavgada en az birimiz dayak yemesin diye uyarıyorum; sağa sola un, yağ vs bi şeyler atın azar azar, kıtlık günlerinde ekmek yapar yeriz. ben çok deli ekmek yerim.
kollardan bacaklardan gövdeden oluşan maddi varlığının farkında, kendi hareketlerinin bilincinde olan insan, sana sesleniyorum: ne mutsuz sana! organlarının vücuduna ne şekilde dağıldığının; başparmağının işaret parmağının yanında olduğunun farkında olan insan; inan bana içinde bulunduğun durumdan ötürü üzgünüm.
gülüşündeki samimiyetsizliği, ağlamasındaki kuruluğu, saklamaya çabaladığı asıl amacını, kamufle edilmiş kabalığını, saklamba...
gölgelerin de gölgesi vardır. ama kimin umurunda değil mi? gölge yeter bize. hem zaten biraz düşününce ona da gerek yok aslında. altı üstü bir ışık yansıması. hem renklide değil bildiğin siyah! bildiğin siyah işte. sen böyle düşünmeye devam et !
gördükleriyle yetinen insanlar duyduklarıyla yetinen insanlarla çok iyi anlaşıyorlardır kanımca. sorgulamadan, araştırmadan hazır loplar halinde anadan, babadan alınan dogmatik bilgilerle farkı...
başım ağrıyor anne, sen göremiyorsun, dişlerimi sıkarak duruyorum burada. bu oda misafir odası olarak tasarlandı ve benim devrim kapanınca kimse kullanmayacak burayı.
tırnaklarım dökülüyor anne, memleket kalkınma hamlesiyle q klavyeye geçti, yan yana dursalarda karıştırmıyorum s ve d'yi, anne canım senin bile hissedemeyeceğin kadar acıdı, inan burada değilsin.
bana tanıdık bütün kızları beğendin anne, şimdi onlardan birine a...